GEREKSİZCE DEĞİŞTİRİLMEK

            GEREKSİZCE DEĞİŞTİRİLMEK
    Hayatlarımızın döngüsü hep, birilerine veya bir şeylere takılarak yarım kalıyor. Kendimiz bile olmaktan arınıyoruz çoğu zaman. İnsanlara, kişilere kendini beğendirme , kabul ettirme çabası ne çok. Diğerleri de hazır desek olur. Bizler çok severiz her şeye yorum yapmayı, eleştirmeyi ve benleştirmeyi. Sanki herkes aynı özellikleri taşımak zorunda gibi davranırız. Ne dinlemeyi biliriz çoğu zaman ne de ötekileştirmemeyi. Çevremizden çok alışmışız yorum alarak yaşamaya. Adı kendimiz gibi davranmak olmuyor o zaman. Başkasının kurguladığı gibi davranmak oluyor. Lakin her bilinç bunun farkında değil. Diyorum ya bizim insanımız çok alışmış kendisi gibi görünüp başkası gibi olmaya.
     Eğitimlisi, cahili hiç fark etmez. Yargılama ve karşındakini değiştirmeye çalışmayı bırakmalı insanoğlu. Sonuçta her canlının bir kimliği ve benliği var. Saygı duymakla başlıyor öz. Küçümsemekten ve hata bularak bakmaktan öte.
      Kimileri evlenip bir süre sonra ruh ikizi sandığı ruh öküzünü değiştirmeye başlamak istiyor. Sen böyle yapma, böyle davranma... Ayyy böyle ayy şöyle. Karrrdeşim evlenmeden önce hiç mi fark etmedin
beğenmediğin özelliklerinin zaten onda mevcut olduğunu. Bu tanımlamam tabi ki görücü usulü evlenenleri kapsamıyor. Örneğin annem evlendiği gün görmüş babamı. Garip ne yapsın.En uyuzuma giden de sarışınla evlenip esmer merakına , esmerle evlenip sarışın merakına düşen tuhafcıklar. Evlenirkene gözünde bant mı vardı? Enim konum bakaydın da öyle evleneydin. Benim hanım yemek yapmayı bilmiyor acım ben acım diyen kardeş. Evlenmeden önce fark etseydin de aç kalmasaydın. Ya da ayy benim ki öküz çıktı çok kaba. Deme işte. Daha önce bilebilseydin de ayı ıslah etmek zorun da kalmasaydın. Ne yapalım. Elinizde ki bu. Beğenmeyene de güle güle. Uğurlar ola.
      Arkadaş toplantılarında; canım ya niye böyle davranıyorsun sana hiç yakışmadı, ben olsam şöyle yapardım, saçmalamışsın vs vs . Sen sensin o da o. Onun canı o an öyle yapmak istemiş o da yapmış. Sana ne. Niye yargılayıp aşağı aşağı çekiyorsun.
      Tabi bu anlattıklarım normal ölçülerde ki davranış ve düşünceler de. Anormal olanlar da değil. Fikir verebilirsin, hatasında uyarabilirsin, yanlış olduğu aşikar olan bir şeyleri düzeltebilirsin. Ama nasıl? İncitmeden, yormadan, karşıdakine suçluluk hissettirmeden. Olaylara akıllıca ve kibar bakıldığında en mütevazi ve mantıklı yolu bulursun. İnsan olumsuz yorum aldığında kimisi inadına kötü olanı yapmak ister. Ne gerek var karşındakini bu girdaplara sokmaya.  Yanında olduğunu  hissettir yeter. Güven ver olay çözüm noktasına bitişe geçer zaten.
      Dinle, duyumsa, özümse, empati kur. Nihayetinde hepimiz de hatalara açığız ve insanız. Bu gün kırdığın aynı konudan yarın sen yıkılabilirsinde.
      Değiştirmeye sen çalışma. Değişmek isteyen kafaya koyarsa bunu zaten yapar.    


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ANNE